You are currently browsing the tag archive for the ‘davranış’ tag.

 naughty_kid[1]

Çocukların yaramazlık yapması, kurallara uymaması, ebeveynlerini dinlememesi ve topluluk içinde ebeveynlerini zor durumda bırakacak davranışlarda bulunması istenmeyen davranışlardır. Bazen bu davranışlar her hangi bir problemin belirtisi olurken bazen de ebeveyn tutumları ile ilgili olabilir.

Çocuğun disipline edilmesi ve uyumlu bir çocuk olması için yapılması gereken şeyler çoğu zaman ebeveynlerin kararlı ve tutarlı davranmaları ile şiddetini azaltacaktır. Zaman zaman oyuncakçıda ya da restoranda istediği alınmadığı için ağlayan ya da kendini yerlere atan çocuklara hepimiz şahit olmuşuzdur. O anda ebeveynin sinirlerine hakim olup, durumu kontrol altına alması zor olsa da bunu başarması gerekmektedir.

Çocukların söz dinlememesi veya toplum içinde istenmeyen davranışlar göstermesi bazen çocuğun duygusal durumu ile ilgili de olabilir. Çok yakın zamanda yaşamış olduğu bir ayrılık, kayıp, arkadaş problemi, kardeş doğumu, okula başlama ya da akademik başarısızlıklar gibi sorunlar çocuğun istenmeyen davranışları sergilemesine sebep olabilir. Bunun için ebeveynlerin çocuklarını çok iyi gözlemlemeleri ve son zamanlarda çocuklarındaki değişiklikleri takip etmeleri gerekmektedir.

Çoğu ebeveyn böyle bir durumla karşılaştığında nasıl davranacağını bilememektedir. İstenmeyen davranışları görmezden gelerek mi yoksa cezalandırarak mı yok edebiliriz? İstenmeyen davranışları azaltmak ya da ortadan kaldırmak için;

EBEVEYN NE YAPMALI?
*Çocuğunuz olumsuz davranış sergilediğinde kısa bir süre için çocuğunuza ilgi göstermeyi bırakın.
*Onunla tartışmaya girmeyin, konuşmayın veya onu azarlamayın.
*Başınızı çevirin ve onunla göz göze gelmekten kaçının.
*Tutum ve davranışınızda, yüz ifadenizde kızgınlık belirtisi göstermeyin.
*Başka bir şeyle uğraşıyormuş gibi yapın ya da odadan çıkın.
*Çocuğunun kötü davranışı karşılığında bir ödül elde etmemesine özen gösterin.
*Olumsuz davranışlarını görmezden gelin olumlu davranışları için geribildirimde bulunun.
*Kötü davranışı son bulunca çocuğa bol bol ilgi gösterin.

Ayrıca çocuğu sevdiği etkinlikten ayırıp, oyuna ya da etkinliğe kısa bir süre “ara verme” yöntemi de çocuğun istenmeyen davranışlarını azaltmak için kullanılabilir. Bu yöntemle, çocuğunuz istenmeyen davranışı sergilediğinde pekiştirici ya da haz verici durumdan çabucak uzaklaştırıp, onun açısından hiç de pekiştirici olmayan bir ortamda belli bir süre oturarak etkinlikten uzaklaşması sağlanmalıdır. “Ara verme” yöntemi ile bir çok istenmeyen davranış çabucak zayıflar. “Ara verme” hemen istenmeyen davranışın arkasından uygulanmalı ve süresi çocuğun yaşının her yılı için bir dakika olmalıdır. Bunun için alarmlı bir saat kullanılabilir. Saatin alarmının çalmasını bekleyin ve saat çalana kadar çocukla her türlü iletişimi kesin. Saatin zili çaldığında çocuk kendisi sürenin bittiğini anlayıp etkinliğine geri dönebilir. Böylece ebeveynler de kendilerini suçlu hissetmemiş olurlar.

HANGİ SIKLIKTA ORTAYA ÇIKIYOR?

Çocukların istenmeyen davranışlarını çok iyi tespit etmek için hangi durumlarda ve ne sıklıkta ortaya çıktığını belirlemek gerekmektedir. Ebeveyn tutumlarına bağlı olan istenmeyen davranışların düzelmesi, ebeveynlerin ortak kararlılığı ve tutarlılığı ile mümkündür. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bu davranışların belirli bir psikolojik olaydan sonra ortaya çıkıp çıkmadığıdır. Bu gibi durumlarda ebeveynlerin bir uzmandan yardım alması gerekmektedir. Uzman tarafından tespit edilen duygusal bozuklukların erken teşhis ve tedavisi ile hem çocuk hem de ebeveynleri istenmeyen davranışları kontrol altına almış olacaklardır.

Son yazımda “Kaplan Anne’nin Zafer Marşı” kitabını sizlerle paylaşmıştım, buradaki Çinli anne modelinin ne kadar katı olduğunu aksine batılı aile modellerinin de çok gevşek olduğunu gördükten sonra bizdeki durum nedir diye sizlerle paylaşmak istedim. Anne baba tutumları ve çocuklar üzerindeki etkisi benim yüksek lisans tezimin konusu olduğu için de bir şeyler yazmadan edemedim tabii J

Aslında geleneksel bir Türk aile yapımız olduğu söylense de özellikle son dönemlerde takip ettiğim çocuklardan ve ailelerinden, çocuk merkezli ailelerin hızla arttığını farkettim. Nedir çocuk merkezli aile? Bu aile tutumunda çocuk aileyi yönetir, çocuğun merkezde yer aldığı, anne-babanın ise çocuğun çevresinde döndüğü bir aile yapısı vardır. Kurallar, sınırlar yoktur ya da belirgin değildir. Böyle bir ailede yetişen çocuk sorumluluklarını almakta güçlük çeker, sosyal açıdan uyum problemleri yaşar. Dolayısıyla bu çocuklar okulda ya da arkadaş ilişkilerinde uyum problemleri yaşayabilirler.

Bir diğer gözlemlediğim aile tutumu ise koruyucu aile tutumu. Burada özellikle anne çocuk ilişkisi ön plandadır. Çocuk aşırı derecede korunur ve üzerine titrenir. Anne çocuk adına her şeyi kendisi yapar; çocuğun istek ve ihtiyaçları talep edilmeden karşılanır. Hatta öyle anne modelleri var ki çocukları yorulmasın diye ödevlerini tamamlarlar. Sembiyotik ilişki içinde olan anne-çocuk birbirlerinden ayrılamazlar. Bu tip çocukların özgüveni düşüktür, pasiftir ve başkalarına da bağımlıdırlar. Anneleri yanlarında olmadığında çevreye karşı güvensizdirler.

Her toplulukta her ailede farklı farklı tutumlar görmek mümkündür. Burada en önemlisi ne olursa olsun tutarlı olmaktan geçiyor. Çocuğun kendini rahatça ifade edebileceği, kararların birlikte alındığı ve sonuçlarının herkes için aynı olduğu bir aile tutumunun benimsenmesi hem çocuk için hem de anne- baba için en ideal olanıdır.