You are currently browsing the monthly archive for Mayıs 2012.

Son yazımda “Kaplan Anne’nin Zafer Marşı” kitabını sizlerle paylaşmıştım, buradaki Çinli anne modelinin ne kadar katı olduğunu aksine batılı aile modellerinin de çok gevşek olduğunu gördükten sonra bizdeki durum nedir diye sizlerle paylaşmak istedim. Anne baba tutumları ve çocuklar üzerindeki etkisi benim yüksek lisans tezimin konusu olduğu için de bir şeyler yazmadan edemedim tabii J

Aslında geleneksel bir Türk aile yapımız olduğu söylense de özellikle son dönemlerde takip ettiğim çocuklardan ve ailelerinden, çocuk merkezli ailelerin hızla arttığını farkettim. Nedir çocuk merkezli aile? Bu aile tutumunda çocuk aileyi yönetir, çocuğun merkezde yer aldığı, anne-babanın ise çocuğun çevresinde döndüğü bir aile yapısı vardır. Kurallar, sınırlar yoktur ya da belirgin değildir. Böyle bir ailede yetişen çocuk sorumluluklarını almakta güçlük çeker, sosyal açıdan uyum problemleri yaşar. Dolayısıyla bu çocuklar okulda ya da arkadaş ilişkilerinde uyum problemleri yaşayabilirler.

Bir diğer gözlemlediğim aile tutumu ise koruyucu aile tutumu. Burada özellikle anne çocuk ilişkisi ön plandadır. Çocuk aşırı derecede korunur ve üzerine titrenir. Anne çocuk adına her şeyi kendisi yapar; çocuğun istek ve ihtiyaçları talep edilmeden karşılanır. Hatta öyle anne modelleri var ki çocukları yorulmasın diye ödevlerini tamamlarlar. Sembiyotik ilişki içinde olan anne-çocuk birbirlerinden ayrılamazlar. Bu tip çocukların özgüveni düşüktür, pasiftir ve başkalarına da bağımlıdırlar. Anneleri yanlarında olmadığında çevreye karşı güvensizdirler.

Her toplulukta her ailede farklı farklı tutumlar görmek mümkündür. Burada en önemlisi ne olursa olsun tutarlı olmaktan geçiyor. Çocuğun kendini rahatça ifade edebileceği, kararların birlikte alındığı ve sonuçlarının herkes için aynı olduğu bir aile tutumunun benimsenmesi hem çocuk için hem de anne- baba için en ideal olanıdır. 

ABD’de yaşayan Çin asıllı hukuk profesörü Amy Chua’nın çok satanlar listelerinde bir numarada yer alan “Kaplan Anne’nin Zafer Marşı” adlı kitabı, son dönemlerde okuduğum en keyifli kitap. Ben de bir pedagog olarak mutlaka okumam gerektiğini düşünüp bir solukta okudum, tabii bu Amy Chua’nın yöntemini desteklediğim anlamına gelmez.

Çinli ve Batılı anneleri karşılaştıran bu kitapta; Amy Chua’nın iki kızını Amerika’da Çin yöntemlerine göre yetiştirmesi konu alınıyor. Amy Chua’nın yönteminin ne kadar katı olduğu, ebeveynlere tamamen itiatın söz konusu olduğu, çocukların ihtiyaçlarının ve isteklerinin ise tamamen göz ardı edildiği bu kitap tüm dünyada büyük yankılar uyandırdı, eleştirildi hatta Time’a kapak oldu. Kızlarını kendi istediği doğrultuda eğitmeye, katı kurallarla başarıyı hedeflemeye çalışırken aslında kendi istek ve hırslarının mı peşinden gidiyor yoksa  gerçekten Çinli aileler çocuk yetiştirirken çocuğun kendisi için iyi ve doğru olanı bilemediklerinden mi bu yöntemi kullanıyorlar tartışılır.

Amy Chua, Çin asıllı ikinci kuşak bir Amerikalı, öğrencilik hayatı başarılarla dolu ve sonunda hukuk profesörü oluyor. Daha önce meslek alanında birçok kitap yazmasına rağmen tüm dünyada tanınmasına sebep olan bu kitap onun aslında otobiyografisi niteliğinde. Kendisi gibi çok başarılı bir eşe sahip fakat eşi de Amerikalı bir musevi. Hal böyle olunca Amy Chua ve eşi ilk kızları doğduğunda kızlarını nasıl yetiştirecekleri konusunda bir karar veriyorlar; kızlarını Çin yöntemiyle fakat Musevi dini inancına göre yetiştirmeye karar veriyorlar. Kitapta Amy Chua’nın kızları ile olan ilişkisi, başarıyı yakalama yolları ve kendi isteklerini kızlarına kabul ettirmek ile geçen anne-çocuk ilişkisi anlatılıyor. İşler Amy Chua’nın istediği kadar kolay ilerlemiyor tabii… İki ABD’li kızkardeşin yaşıtları gibi olamaması ve Çin yöntemiyle eğitilmesi onları anneleriyle karşı karşıya getiriyor. Amy Chua kızlarının arkadaşlarında yatıya kalmalarına izin vermiyor, derslerinde en üst performansı bekliyor, Çince öğrenmelerini ve bir de yoğun piyano ve keman dersleri almalarını ve hepsinde de başarılı olmalarını istiyor ve bunu gerçekleştiriyor.

Çinli ailelerin çocuklarının ihtiyaçlarını yok sayması, aşırı disiplinli olmaları, sadece başarıya odaklanmaları mı yoksa çocuk merkezli, çocuklarının mutlu olması için her şeyi yapan Batılı ailelerin tutumları mı daha doğru tartışılmaya değer… Galiba en doğrusu orta yolu bulmaktan geçiyor. Siz de kitabı okuyup çocuğunuzu nasıl yetiştirmek istediğinize karar verin ya da nasıl yetiştirmek istemediğinize. Şimdiden size iyi okumalar…

Merhaba,

Uzun zamandır internet sitelerine ve dergilere yazı yazdıktan sonra artık yeni  yazılarımı burada sizlerle paylaşacağım.

Sevgiler…